14 Ağustos 2009 Cuma

Karaburun'da huzur içinde Nirvanaya ulaşmanın yollarını buluyorum

Karaburun ah Karaburun..................
Ne aşklar ne sevdalar ne gözyaşları, ne mutluluklar, ne sevinçler ne sevişmeler gördün sen demek geliyor içimden. Vazgeçemediğim güzel yer. Tatil yapıyorum. Bol bol (manda boku misali) yatıyorum ve denize giriyorum. İlk kez tatilimin ne kadar uzun sürdüğünü fark ettim, artık İzmir de temelli yaşamanın avantajlarını kullanıyorum, ohh her yaz böyle olursa ben temebelleşirim. Ama şimdilik bol bol kitap okuyor ve dinleniyorum, yazacakta bol şey biriktiriyorum. İzmir e geri dönünce bol kitap özeti yazacağım. :)))))) herkese böyle huzurlu tatiller diliyorum:)))

11 Temmuz 2009 Cumartesi

Mavi kelebeğin İznide, Kırmızı kelebeği kaçırırken.....


Bugün Srebrenica (Bosna) katliamının 14. yıldönümü. ve dünya bugünlerde bir katliama daha seyirci kalıyor. Annenim kökeni Bosnalı, mübadele döneminde ordan göç etmişler dedeleri. O dönem zaten acı bir dönem.
Bugün TRT2 de çok güzel bir belgesel yayınlanmakta.
Ben savaş günlerini çok net hatırlıyorum. Savaşın başladığı gün ailemle birlikte Yugoslavya sınırları içerisindeydik. (Gurbetçi olayı yani.... ) O gün askerler gelip bizi ülkeyi hemen terk etmemiz gerektiği konusunda uyarmışlardı. Avusturya sınırına doğru giderken bir çok savaş arabası görmüştüm, ilk kez panzer gördüm. O yaşta bana pek bir şey ifade etmiyordu, savaş nedir bilemzdikte, sadece tarih kitaplarında öğrendiklerimizdi savaş bizim için.
Neyse Srebrenica o savaş sırasında güvenli bölge ilan edilmişti, insanlar güven içinde evlerinde kalmaya devam ettiler ve hiç beklemedikleri bir gün, çocukalar parklarda oynarken, anneler yemek pişirirken, babalar işlerindeyken, almaya geldiler ölüm için hepsini. Erkeler ormana, kadınlar da arabalara bindirildiler. Erkelerin çoğu öldürüldü ve toplu mezarlara gömüldü. Toplu mezarlar bulunmasın diyede bir kaç kez bazı Sırplar tarafından yerlerş değiştirildi. Her yer değiştiriliş daha büyük bir kayıptı yakınlarını merak eden aileler için. Bir çok ceset hala tanımlanamamış durumdadır. 350 ye yakın toplu mezar daha açılmamış durumda. En geç savaş kurbanı 14 aylık bir bebek. En yaşlı savaş kurbanı 102 yaşında bir dede. Aslında bu bir savaş değildi, savaş karşılıklı olarak 2 veya bir çok ülkenin askerş gücünün birbiri ile çarpışması yada hesaplaşmasıdır. Bu bir KATLİAMDI.
Bugün Srebrenica da bunupta tehşiz edilen (tanımlanan) 520 ceset kalıntısı toprağa verilecek. Yanlız bu katliamda dikkati çeken bir nokta öldürülenleri %90 nın erkek olması (yada erkek çocuklar olması). Bu denli saygısız bir ölümü kimse hak etmez (katil ve tecavüzcüler dışında)....
Olay çok acı verici, çok anlamsızca....
Ne acıdır ki şu günlerde Çin'de de yaşanmakta olan katliama biz Türk devleti olarak bile göz yumar durumdayız. Müslümanlar'ın katliamı değilde Türk kökenli yada Osmanlı kökenli toplulukların katliamları ne moda bir olaydır dünya'da.
Sadece bu mu?
Hayır 1993-94 yılında Afrika kıtasında bir çok katliam yapılmıştır.........
Can Dündar'ın Bosna savaşı ile ilgili çok güzel bir yazısı var, konu ilginizi çekiyorsa okumanızı şiddetle tavsiye ederim http://www.candundar.com.tr/index.php?Did=3228.
Başlığı o şekilde yazmamında anlamı, mavi kelebek Bosna'nın sembolü, kırmız kelebekte şuan Uygur'un sembolü benim için .......

20 Haziran 2009 Cumartesi

Artık Veda vakti!!!!

Çok klişe bir başlangıç oldu galiba :)
Neyse olsun artık idare edin. Uzun zamandır kaçtığım İzmir'e geri dönüyorum. Sonun orda bir okul ile imzaladım. Üzgünmüyüm? Bilemiyorum. Aslında üzgünlük değilde sanırım bunca yıl bu kadar sık taşınmış olmanın yorgunluğu var üstümde. Sıkıldım artık ev toplamaktan, eşyaları paketlemekten. Her ardımda bıraktığım şehir de bir parçam kalıyor. Kalbimi ufak ufak bırakıyorum, İzmir'e dönüşümde oraya ayıracak ne kadar sevgim kaldı onu bile artık bilemiyorum. Aslında İzmir bana can verir diye düşünüyorum.
Vedalar yordu beni, sıkıldım artık kaçmakla, kaçtığım belirli bir şeyde yokj aslında, aslında çok belirgin olan bunca zaman kendimden kaçmamdı sanırım, ama artık imkanı kalmadı KAÇIŞLARIMIN. aaaaaaaaa
5 yıllık öğretmnelik hayaım boyunca çok öğrencim oldu, ama Tekirdağ da kiler apayrı. Çok sevdim onları. Öğretmenliğimi keşfettim. Çok saygılı, öğrenmeye açık öğrencilerim oldu burda. Sevdim onları, onlarda beni sevdi sanırım :)
Şimdi İzmir vakti. Önce güzel bir yaz tatili yapacağım. Karaburunda kayalıklardan denize girecem, fenerde içicem, Albatros da bol bol kalamar yiyeceğim. Belki kararsızlıklarım bir nebze azalır. Ama ben sanırım yinede üzgünüm:((

14 Haziran 2009 Pazar

'Azot' ile bir akşam.................

Azot nedir diyeceksiniz, tabi doğal:)
'Azot'sevgili arkadaşım 'Fıstıkyeşili' sitesinin administratoru Ekin sayesinde tanıdığım ve izleme fırsatığı bulduğum güzel bir tiyatro topluluğu. Ankara da okurken 'Mahşer-i Cümbüşü' pek çok kez Penadosta izleme fırsatı bulmuştum ve bayılmış, işte 'Azot'da böyle doğaçlama tiyatro yapan bir grup. Bu hafta sonu İstanbul'daydım (yine iş görüşmesi için). Sergül hanıma ilk Ekin'lerle tiyatroya gidelim dediğim de 'ben çok yorgunum, gidemem' demişti, sonra Ekin ikna ettmiş, gidelim dedi. heheheh. Ben tabii bu kadar çok eğleneceğimi açıkcası düşünmemiştim, ama çokkkkkkkk eğlendim, inanılmaz güldüm, içtik ve rezil oldummmm. Ama çok uzun süredir böyle eğlenmediğimi itiraf etmeliyim. Tamamen doğaçlama olan oyunlar çok komikti. Tabii doğaçlama olunca da seyirci olarak bizde oyunlara dahil olduk. Ama ben alkolünde etkisiyle biraz fazla dahil oldum sanırım. hehehe. Neyse konu yolunuz bi gün Taksime düşerse (benim sık düşemiyorda) cuma akşamları, ismini şimdi hatırlamadığım ama www.fistikyesili.com sitesinden öğrenebileceğiniz, hoş bir barda sahneye çıkıyorlar. Ben çok eğlendim eminim sizde eğleneceksiniz, mutlaka bir gün izleyin :))))

11 Haziran 2009 Perşembe

Yakında gidiyorum kendi diyarıma!!!!!!!

Sıkıldım, üzüldüm
Ben Karabur'u özledim. Ben İzmir'i özledim. Çocukluğumu özledim, lise yıllarımı özledim.
En kötü günüm olmasada epey kötü ve üzüntülü bir gündü. Okulda ki yoğunluk ayrı, eş dost tartışması ayrı, eski sevgili derdi başka. Tutamadım, başladım dolmuşta ağlamaya, hemde hüngür hüngür, bir de bunun üstüne Laloş ile kavga etti, saçma sapan bi nedenden. Zaten huzursuzum şu günlerde bir de böyle stresler iyice hırpalıyor beni. Yıprandım ve yoruldum. Aslına bakarsam kim yorulmadı ki. Herkes yorgun ve yıpranmış durumda. Telefonumu bile kapattım. Ki ben asla telefon kaparmam. Bir ilk gerçekleşiyor hayatımda. şuan beni kim arasa ulaşamıyacak, ne ilginç hiç böyle kimseyle konuşamamazlık etmezdim ben, yaşlanıyorum sanırım :)
Cumartesi günü İstanbul'a iş görüşmesine gideceğim, haftaya çarşamba da İzmir'e. Babam İzmir bizim için daha iyi diyor, benim gönlğm İstanbul'da yatıyor, ama bu kez babamları dinkeyeceğim, yuvaya dönüş vakti geldi artık sanırım, ama kalbin İstanbul'u daha bırakamadı. Gerçi İzmir'i hiç bırakamamıştı ama işte bi tuhaf oluyorum. Aslında 2 hafta öncesine kadar İsatnbul aklımda bile yoktu, başvuru bile yapmamıştım, kısmet midir nedir. 4 ayrı okul bu yıl benimle anlaşma yapmak istiyor. 3'ü İzmir, 1'i İstanbul. Ben hiç bu kadar iş teklifi aynı anda almamıştım. İki arada bir derede kalmak bu olsa gerek. Ben zaten ilahi güce bıraktım, kaderci oldum bu kadar teklifin karşısında. Hangisi olacaksa kendiğinden olsun istiyorum, ben pek karar verecek durumda değilim. Tabii kendi okulum da görüşmedi benle ama sanrım %90 onlarda benimle anlaşma isteyecek. Offf ALLAHIM bana yol göster.
Seneye KPSS sağlam hazırlanacağım,böyle her yıl yer ve okul değştirmek benim bünyeme ağır geliyor, kaldıramıyorum. Sanrım ben hayatı ve yaşamayı kaldıramıyorum????

09 Haziran 2009 Salı

video

Caner benim çooooook sevdiğim bir arkadaşım, benim bir çok ağlamalarımı hep dinledi, bu hafta sonu yanımdaydı. Doğum günümü ilk kutlayan Caner di, fakat ben o kadar eşeğim ki onun kini unuttum, umarım bu video yu beğenir, onu çokkk seviyorum, canım benim. Canım arkadaşım :) Nice mutlu senelere, çok özür dilerim unuttuğum için :)

25 Mayıs 2009 Pazartesi

Küçük Boyum, Büyük İşler :)))

Ben sanırım boyumdan büyük işlere kalkıştım :)))) Ama mutluyum ve hiç pişman değilim. Olayın özeti şu, daha öncede yazılarımda bahsetmiştim sokakta ki köpekleri besliyorum, geçen gün geldiğim de bir de ne göreyim Köpeklerden birinin popo kısmında kocaman kanayan bir zedelenme. İçim gitti o köpek can havliyle nasıl inliyor. İçim gitti. Kendimi çok çaresiz hissettim. Hemen eve çıktım ve netten Belediyenin telefonlarını aradım, sayfa düzenleme aşamasındadır diyede telefonlerı bulamadım. Sonra hayvan Barınağının numarasını buldum, aradım ne yapabileceğimi sordum, karşımda ki kadın bana şunu yapın bunu yapın falan dedi, bir de bu konularda yardımcı olacak bir Veterinerin telefon numarasını verdi. Aradım konuştum, bana köpeği kendisine getirmem gerektiğini söyledi bende aracımın olmadığını belediye yada dolmuşlarında bunu kabul etmeyeceğini söyledim, oda bana antibiyotik almamı önerdi. İsimin falan verdi dozu verdi, neyse çıktım aldım, ve tabii köpeğe ilk lokma ile antibiyotiği kaktımmm :)))))
Neyse sonra barınakda ki kadınla tekrar konuştuk internet sitesinde ki fotolara baktım, barınak demeye bin şahit lazım. Rezalat durumda. Berbat. Tiksindim. Bu barınak hi,ç bir ödenek almıyor, hiç bir yardım alamıyor. Her şeye ihtiyaçları var, makarna, pirinç, ilaçlar ve daha bir çok şey.........
Bende okulda 2 Paket Makarna, 1 Paket sür diye bir kampanya başlatmaya karar verdim. Müdürle konuştum, oda kabul etti, öğrencilerle konuştum, onlarda sıcak baktı. Yani yarın kampanyaya başlayacağız. Hatta 'Comenius' projesi olarak bunu önerdim. Bunu daha da fazla tuttu. Neyse bunlar bürokrasi işleri.
Benim asıl vurgulamak istediğim, bu blog'u okuyanlar 3-5 kuruş böyle bir hayırlı iş için bağış yapmak isterseniz size Barınağın net adresini vereceğim, elinizden ne geliyorsa onu yapın, hatta çevrenizde yardım etmek isteyenler olabilir, onlarada bi sorun, para vermek istemiyorsanız, ihtiyaçları olan şeyleri temin edin, içinizden ne geliyorsa yapın işte.
Hmmmmm buarada barınakta Veteriner Hekim yok, böyle gönüllü işleri yapmayı amaç ve görev edinmiş bir veteriner tanıyorsanız belki bize yardım etmek ister. LÜTFEN BİRAZ DUYARLI OLALIMMM.
Umarım birileri bu çağrıma cevap verir. Buarada önerileriniz varsa, yapabileceklerim konusunda lütfen bana yazınnnnnnnnnnnnnnn
Barınağın sayfayı: http://tekirdagbarinagi.tripod.com/